KISIRLIK NEDIR NE SIKLIKTA GÖRÜLÜR?

Kısırlık “düzenli ve korunmasız cinsel birliktelik olmasına rağmen bir yıl sonunda gebeliğin gerçekleşememesi” olarak tanımlanmaktadır. Eğer bir yıl veya daha fazla süredir gebelik elde edilememişse, kısırlık  yönünde bir değerlendirmenin yapılması uygun olacaktır.
 Tahminler  dünyada yaklaşık 72.4 milyon çiftin kısırlık sorunu yaşadığını göstermektedir. Türkiye’de çiftlerin yaklaşık %15’inde (ortalama 7 çiftten birinde) sorun söz konusudur. Tıbbi, psikiyatrik, ve sosyal sorunları da beraberinde getiren kısırlığın, kültürel, dinsel ve sınıfsal yönleri olan, bireye özel, sonuçları belirsiz bir durum olması nedeniyle bir yaşam krizi olduğu da ifade edilmektedir.

GÜNÜMÜZ DÜNYASINDA ERKEKLER GIDEREK KISIRLAŞIYOR MU ?

Günümüzde kısırlık görülme sıklığının son 50 yılda % 30 oranında arttığı ve sperm sayısının ve hacminin %50 oranında azaldığı bilinmektedir. Son 50 yılda, insan sperm konsantrasyonun 113 milyon/ml’den 61 milyon/ml’ye düştüğü gösterilmiştir.
Sperm kalitesinin azalmasına sebep olan bir çok faktör olduğu bilinmektedir. Gelişen sanayileşmeye, artan nüfusun ihtiyaçlarına, değişen yaşam stillerinin gereksinimlerine bağlı olarak maruz kalınan toksik madde miktarı gün geçtikçe artmakta ve kullanım alanı yaygınlaşan her bir toksik madde (alkol, sigara, pestisitler, insektisitler, ağır metaller, radyasyon, kozmetikler, temizlik malzemeleri, farmasötik ürünler, mesleki maruziyetlerde karşılaşılan ajanlar ve tüm ksenobiyotikler) ekolojik sistemin bütün basamaklarını etkilemektedir. Sigara, alkol tüketimi, uyuşturucu kullanımı gibi çevresel kirleticilerin artan düzeyleri gibi yaşam tarzı faktörleri de, spermada kalitenin düşmesinden sorumlu en önemli faktörler olarak öne sürülmektedir. Bu erkeklerin her geçen yıl sperm sayısının düştüğünü, giderek kısırlaştığını göstermektedir.
Kısırlığın gün geçtikçe artan oranlarda görülmesi yardımcı üreme tekniklerinin maliyetini arttırmakta ve dünya çapında insan üremesiyle ilgili ciddi endişeler yaratmaktadır.

GEBELİK NASIL OLUŞMAKTADIR?

Kısırlık ile ilgili tetkik ve tedavilerin daha iyi anlaşılabilmesi için öncelikle gebeliğin nasıl oluştuğu bilinmelidir. Her ay yumurtalıklardan bir yumurta atılıp ve tüpler tarafından tutulmaktadır. Spermler vajenden rahim içine, oradan da tüplere doğru ilerler ve döllenme genellikle tüplerde gerçekleşir. Döllenmiş olan yumurta, yani embryo, rahim içine gelir ve yerleşir. Bu basamaklardan her hangi birinde bir problem oluştuğu zaman kısırlıktan  bahsedilmektedir.

Şekil 1 : Sperm tarafından döllenmiş yumurtanın embryon haline gelip rahme tutunarak gebeliğin oluşması.

KISIR BİR ERKEK NASIL DEĞERLENDİRİLİR?

Kısırlık nedeniyle başvuran çiftlerin yaklaşık yarısında neden olarak erkek faktörü rol oynar. Kısır bir erkeğin başlangıç değerlendirmesi; dikkatli bir anamnez ve Dünya Sağlık Örgütü kriterlerine uygun semen analizi ve fizik muayeneyi içermelidir. Bu nedenle ilk değerlendirmede sperm analizinin yapılması önemlidir. Kolay uygulanabilir bir tetkiktir; sperm örneği verilmeden önce 2-5 gün, ideal olarak da 3 günlük cinsel perhiz sonrası laboratuvarda mastürbasyon ile verilmesi gerekmektedir. Örnek mikroskop ile incelenerek miktar, sperm hareketi ve şekilleri değerlendirilmektedir. Sperm kalitesi zamanla değişkenlik gösterebildiği için genellikle sağlıklı bir değerlendirme için 2-3 ay ara ile yapılmış 2-3 sperm analizi gerekmektedir.

Şekil 2 : Laboratuvarda masturbasyonla sperm tahlili verilmesi ve mikroskopla incelenmesi

Bir erkeğin partnerini gebe bırakabilmesi için sağlıklı sperm üretmesi gerekmektedir. Testislerden en az birinin fonksiyon görmesi ve sperm üretimi için vücudun testesteron başta olmak üzere çeşitli hormonları üretmelidir.
Düşük sperm sayımı; mililitrede 15 milyondan az sperm veya total ejakulatta 39 milyondan az sperm demektir ve erkeğin dölleme şansını düşürür.
Spermin sadece sayısı ve miktarı değil şekli (morfoloji) ve hareketliliği de önemlidir. Eğer bunlarda bir anormalik varsa sperm yumurtaya ulaşamayabilir veya yumurta içine giremeyebilir.
Fizik muayene genital organların gözle bakılması ve elle muayenesini içermelidir.  Anatomik ve fonksiyonel penil ve üretral sorunlar kısırlık nedeni olabilir. Erişkin erkeklerin %10’unda, kısır erkeklerin %40’ında görülen varikosel için fizik muayene çok dikkatli olarak yapılmalıdır. Sperm sayısının 5-10 milyon/ml ve altında olduğu durumlarda hormonal değerlendirme ve genetik testler uygulanmalıdır.

YAŞAM TARZI KISIRLIĞI ETKİLER Mİ ?

Sigara içimi ister aktif isterse pasif içicilik olsun uzun süredir bilinen, sperm sayımını düşüren bir durumdur.
Alkol kullanımı ise testesteron seviyesini düşürerek sperm üretimini azaltabilir ve sertleşme bozukluğuna sebep olabilir.
Kilo, emosyonel stress ve uzun zamandır bisiklete biniyor olmak, sıcak ortamlarda bulunma, böcek ilaçları, ağır metaller ve kimyasallara maruz kalma da kısırlığa yol açabilir.

ERKEK KISIRLIĞI NASIL TEDAVİ EDİLİR ?

Erkek kısırlığı tıbbi veya cerrahi yolla tedavi edilebilmektedir. Tedavinin başarısız veya mümkün olmadığı olgularda üremeye yardımcı tedavi yöntemleri kullanılır. Erkek kısırlığında tıbbi tedavi nedene yönelik ve ampirik olarak uygulanabilir. Hormonal bozukluklar, enfeksiyon, bağışıklık sistemine bağlı kısırlıkta özel tedaviler uygulanır.
Kısırlık nedeniyle hekime başvuran çiftlerde çeşitli nedenlerle (doktor veya hasta isteği nedeniyle) ampirik tedavi kullanılma oranları Amerika Birleşik Devletlerinde % 29, Kanada’da % 31, İngitere’de % 40 ve Türkiye’de % 62’dir.  Ampirik tedavi hormonal ve hormonal olmayan olarak ikiye ayrılır. Hormonal tedavilerde çeşitli ilaçlar kulllanılır. Hormonal olmayan ampirik tedavilerde ise; içerisinde destekleyici moleküller, vitaminler proteinler içeren preparatlar verilir.
Varikosel yaşla birlikte ilerleyici testis hasarı ile seyreden, erkek kısırlığının en sık nedeni olan ve cerrahi ile düzeltilebilen bir hastalıktır. Varikosel, testis gelişiminde gerileme ve küçülme, testis ağrısı ve sperm değerlerini bozarak kısırlık nedeni olabilir. Semende sperm sayısı, hareket ve şekil bozukluğuna yol açar. Güncel geniş serilerde varikosel tedavisi sonrası % 33 ila 40 arasında gebelik oranları saptanmaktadır.  Varikoselin açık cerrahi, laparoskopik ve radyolojik tedavisi bulunmakla beraber mikroskopik açık cerrahi tedavide en iyi yöntemdir.

Şekil 3 : Varikoselin sol yumurta arkasında genişlemiş venler olarak görülmesi ve mikroskopik ameliyatı

Kısır erkeklerin yaklaşık %4-10’unda semen analizinde sperm hiç görülmez. Sebebe yönelik tedavilerin başarısız veya mümkün olmadığı olgularda üreme kanalından sperm elde edilerek üremeye yardımcı tedavi yöntemleri kullanılır. Yardımcı üreme yöntemleri; elde edilen spermlerin rahim içine enjekte edilmesi, tüp bebek yöntemi veya spermin direkt yumurta içine enjekte edilmesi gibi teknikleri kapsar.

Şekil 4 : Labaratuvar ortamında spermin yumurta içine enjektörle konularak döllenmesi

KISIRLIKTA YAŞ FAKTÖRÜ ÖNEMLİ MİDİR ?

Günümüzde sosyal nedenlerle evlenme ve gebelik 30-40’lı yaşlara ertelenmektedir. Ancak, 35 yaşına gelmiş bir kadının doğurganlığı, 25 yaşındaki bir kadının doğurganlık potansiyelinin sadece %50’si kadardır. 38 yaşına gelindiğinde bu oran %25’e, 40 yaşın üzerinde ise %5’in altına düşer. Bunun sebebi yumurtalıklarda yaş ilerledikçe yumurta sayısının azalmasıdır; normalde yumurtalıklarda yumurta sayısı doğuştan belirlenmekte, daha sonra yumurta üretimi olmamaktadır. Yine ileri yaş kadınlarda rezervin azalmasına bağlı olarak yumurtalıkların yumurta gelişimini sağlamak için kullanılan ilaçlara cevabı azalmakta ve düşük yapma olasılığı artmaktadır. Yaşla beraber yumurtalarda kromozom hasarının artmasından dolayı Down sendromu gibi kromozomal anomalili çocuk doğurma olasılığı da artmaktadır. Bu nedenlerden dolayı da kadın yaşının ileri olduğu çiftlerde tedavi mümkün olduğunca erken başlanmakta ve genç çiftlere oranla daha saldırgan tedaviler uygulanmaktadır.

KISIRLIĞIN PSİKOLOJİK  VE CİNSEL FONKSİYONLARA ETKİSİ VAR MIDIR ?

Kısır çiftlerde depresyon, kaygı bozuklukları, evlilik ilişkilerinde bozulma, cinsel istek ve performansta azalma gözlenmektedir. Kadınlar erkeklere göre daha fazla strese girmektedir. Erkeklerin duygusal ve psikolojik olarak kısırlıktan daha az etkilendikleri bildirilmiştir.
Sonuç olarak, kısır çiftlerde tam bir muayene, tetkik ve değerlendirme sonrası gebelik elde etmek için sebebe yönelik olarak çeşitli tedavi yaklaşımları mevcuttur. Hangi tedavinin uygulanacağı bu ayrıntılı değerlendirme sonrası her çift için farklıdır ve kişiye özeldir. Tedaviye başlanırken, bunun uzun süreli bir süreç olabileceğinin bilinmesinde fayda vardır.
WeCreativez WhatsApp Support
Sormak istediğiniz her konuda bize danışabilirsiniz...Asistan Yavuz Savaş
👋 Merhaba, size nasıl yardımcı olabilirim ? Asistan Yavuz Savaş
Call Now Button