Mesane Kanserlerinde Nüksü Önlemek İçin Yapılan İlaç Tedavisi

Mesane kanseri prostattan sonra en sık görülen kanserdir. Ortalama 65 yaşlarında görülür. Son yıllarda daha genç yaşlarda da görülebilmektedir. Tanı konulduğunda hastaların yaklaşık %75’inde kanser sadece mesane yerleşimlidir, %25’inde ise komşu lenf düğümlerine veya uzak bölgelere yayılmıştır. Erkeklerde kadınlara göre daha sık görülmektedir.
Mesane tümörlerinin kapalı ameliyatla endoskopik çıkarılmasını (TUR-MT) takiben patolojik inceleme sonrasında, bu lezyonun mesanenin en sık görülen tümörü olan değişici epitelyum hücreli karsinom olduğu anlaşılmıştır. İlk tanı konduğunda mesane kanserlerinin % 60-80’i yüzeyeldir, mesane duvarında derine inmemiştir. Değişici hücreli yüzeyel mesane tümörlü olguların tedavisindeki en önemli problem, TUR-MT yapılmasını takiben hastaların % 50-70’inde oluşan tümör nüksü (tekrarlama) ve %10-20’sinde gelişen ilerleme (hastalığın mesane duvarı kas tabakasını tutması ve komşu yada uzak organlara sıçraması)’dır.
TUR-MT’den sonra tümör nüksünü ve ilerleme oluşmasını önlemek amacıyla mesane içine zayıflatılmış verem mikrobu olan Bacillus Calmette- Guerin (BCG)aşısı seyreltilerek uygulanmaktadır. Bu işlemle tümör nüksünün ortaya çıkışında yaklaşık %40’lık azalma ve hastalıksız dönemde uzama sağlanabilmekte ve hastalığın ilerlemesi yaklaşık %27 oranında engellenebilmektedir. BCG yerine Mitomycine-C, Epirubicine, Adriamycine, Thio-thepa, Valrubicine gibi bazı kemoterapötik ajanlar da kullanılmaktadır.
İşlem esnasında üretranızdan (dış idrar yolundan) mesanenize (idrar kesesi) ince bir kateter yerleştirilecek ve bu kateter içinden 50 ml serum fizyolojik içine seyreltilen BCG aşısı veya kemoterapötik ilaç mesane içine verilecekti
Mesane içine BCG verilmesini takiben sonda çekilerek ilacın mesane içinde 2 saat kadar kalması sağlanır. İlacın mesanenin tüm duvarlarına temasını sağlamak amacıyla hasta sırasıyla sırtüstü, sağ yan, sol yan ve yüzüstü yatırılır. Hastalarda ilaca bağlı mesanede yanma ve idrara sıkışma hissi gelişebilmektedir. Hasta tolere edebildiği kadar bunlara dayanmaya çalışmalıdır. Tedavinin bitiminde veya tedavi daha fazla tolere edilemediğinde hasta gösterilen tuvaletlere idrarını yapmalıdır.
Bu işlem esnasında anesteziye ihtiyaç yoktur. Kateter takılması sırasında dış idrar kanalınıza verilecek olan kayganlaştırıcı jelin lokal anestetik etkisi mevcuttur.
Bu işlemin yapılmaması durumunda hastalığınızın tekrarlama riski %40-50 ve ilerleme riski %27 oranında tedavinin yapılması durumuna kıyasla daha yüksektir. Tekrarlama ve ilerleme olması durumunda mesanenin kas tabakası tutulabilir ve hastalık diğer organlarınıza sıçrayarak bu organlarda yetmezliğe, ağrılara ve yaşam sürenizin kısalmasına neden olabilir.
TUR-MT’den sonra BCG yerine Mitomycine-C, Epirubicine, Adriamycine, Thio-thepa, Valrubicine gibi bazı kemoterapötik ajanların mesane içine lokal uygulanmasıyla tümör nüksünün ortaya çıkışında azalma ve hastalıksız dönemde uzama sağlanabilmektedir. Bu ajanların hiçbiri nüksü engellemede intravezikal BCG tedavisi kadar etkin olmamaktadır
WeCreativez WhatsApp Support
Sormak istediğiniz her konuda bize danışabilirsiniz...Asistan Yavuz Savaş
👋 Merhaba, size nasıl yardımcı olabilirim ? Asistan Yavuz Savaş
Call Now Button